BANDIRMA'YI TARİHİYLE GEZMEK








Bu yazıda Bandırma'yı gezerken, 1920'li yıllarda İstanbul'dan Bandırma'ya gelip İzmir'e gidecek olan bir tüccar zaman zaman size eşlik edecek.


Bandırma'da karaya çıkmadan, henüz iskeleye bile yanaşmadan İskele binası herkesin dikkatini çekecektir. Bugün de durum farklı değil aslında. Eski İskele binası yine dikkati çeker, ancak İDO feribotunda Bandırma'ya yaklaştığınızda dar pencerelerden dışarı bakmalısınız.



ESKİ İSKELE BİNASI   (Belediye Nikah Salonu)

Bandırma'nın simgesidir. 1926 yılında Karadenizli Ferhat Kalfa'nın tamamladığı bina, Bandırma'ya giriş kapısıdır.

Bina ilk yapıldığında çatısındaki kubbeler, bir fırtınada yıkılınca bir daha yerine yenisi yapılmadı.




Limana gelen yolcular ve taşınan mallar bu iskeleden Bandırma'ya giriş yapardı. Bandırma'da kalmayıp İzmir'e doğru yola devam etmek isteyenler tren yolu ile yolculuk edebilir ve mallarını taşıyabilirdi. 



O dönemde raylar iskele binasının önüne kadar geliyordu. Gemilerden at arabaları yardımıyla vagonlara yüklenen mallar hazır olduğunda İzmir'e doğru yola çıkılırdı. 




Bina sonraki yıllarda belediye binası olarak da kullanıldı. Bir dönem Ziraat Bankası ve Yapı ve Kredi Bankası'na şube oldu, hatta lokanta, kahvehane, lokal olarak da kullanıldı.







2007 yılında tamamlanan yenileme çalışmalarından sonra bina belediye nikah salonu olarak hizmet vermeye başladı.





Böyle bir kış günüydü...  Bizim de nikahımız bu tarihi binada kıyıldı :)






1920'li yıllarda Bandırma'ya gelen, İstanbul'dan İzmir'e yük taşıyan bir tüccar, yükünün gemiden indirilmesi ve trene yüklenmesini beklerken kalacak bir yere ihtiyaç duydu. İskele binasının hemen karşısında bir otel vardı.





ESKİ GAR OTELİ   (Dekanlık Binası)




Bandırma'nın ilk otelidir. 1926 yılında yapımı tamamlandı. Otelde özel odalar, gazino ve lokanta bulunuyordu.






Sonraki yıllarda askeri hastane, halk kütüphanesi olarak da kullanılan bina son olarak Bandırma İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin dekanlık binası olarak kullanıldığı için, günümüzde daha çok dekanlık binası olarak bilinir. 




Bina bir süredir boş ve kullanılmaz halde. İyi bir onarıma ihtiyacı var. Yeniden kullanılması konusunda bazı ticari düşünceler olsa da, bir kent müzesi olarak Bandırma'ya daha çok yakışacağını düşünüyorum.


Tüccar arkadaşımız otelinde odasına yerleşti..  Bir yandan da yükü gemiden indiriliyordu. Cumhuriyet meydanında biraz dolaştı, güzelce karnını doyurdu, keyifle çayını içti. Ezan sesini duyunca kalktı, Haydar Çavuş Camisi'ne gitti..





HAYDAR ÇAVUŞ CAMİSİ




1570 yılında yapılan cami, Yunan işgali sırasında yandığı için 1923 yılında Mimar Kemalettin Bey'in planlamasıyla yeniden yapılmıştı. 







POSTANE BİNASI  (Polis Karakolu)




Tüccar arkadaşımız, belki iş ortağına, belki de ailesine haber vermek isteyince, kaldığı otelin hemen yanındaki telgraf çekebileceği postane binasına yürüdü. 

Bina bugün polis karakolu olarak kullanılmaktadır. 






GAR BİNASI (Çelik Restaurant)




Tüccar arkadaşımız, İzmir'e gidiş için biletini almayı daha fazla geciktirmek istemedi. Gar binası ile kaldığı otel arasında sadece bir yol vardı. Gar binasına girdi, bekleme salonu kalabalıktı. Biletini aldı. Bu arada yükü trene yükleniyordu, rahatladı. Simit satan adamın sesini duyunca bir simit istedi, cumhuriyet meydanına doğru yürüdü.






CUMHURİYET VE ŞEHİTLER ANITI




Cumhuriyet Meydanı'nda çay içeceği bir yer ararken, bir anıt gördü. Cumhuriyet ve Şehitler Anıtı.. Sadece bir kaç yıl önce, 17 Eylül 1922 günü, Ayyıldız Tepesi'nde ve kurtuluş savaşında şehit olanların anısı için meydana yerleştirilmiş bir anıt olduğunu öğrendi. Arkasını döndü, İskele binasının arkasındaki Ayyıldız Tepe'ye doğru gözleri dolarak bakakaldı.

O gün boş bir tepe olan Ayyıldız Tepe'de, bugün "Son Kurşun Anıtı"nı görebilirsiniz.   




Son Kurşun Anıtı'nın yapımı 1974 yılında tamamlandı.. 









BANDIRMA İLKOKULU





Tüccar arkadaşımız meydanda gezinirken, oynayan çocuk sesleri duydu. İlkokul çocukları ders arasında neşeyle oynuyorlardı.






BİRİNCİ OKUL (Öğretmenevi)

İlkokulun arkasındaki tepede başka bir bina daha ilgisini çekti.

1880 yılında ruhban okulu olarak yaptırılan bina 1924 yılından sonra ilkokul olarak hizmet vermeye başlamış. Bina bugün Öğretmenevi olarak kullanılmaktadır.



Bugün Cumhuriyet Meydanı'ndan bakarken Öğretmenevi'ni görmekte güçlük çekebilirsiniz.



İZMİR TRENİ


 


Tüccar arkadaşımızın yükü trene yüklenmiş, İzmir'e doğru hareket etmeye hazırdı. Onu yolcu ettikten sonra, günümüzün Bandırması'nda biraz daha gezebiliriz. 







Cumhuriyet meydanında üç adamın heykelini göreceksiniz. Başpehlivanlar Anıtı'ndaki pehlivanların hikayesini buradan okuyabilirsiniz.

Bandırma'nın yakınlarında iki tane antik kent var; biri Daskyleion, diğeri Kyzikos.. Kyzikos Antik Kenti ile ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz. Bu iki antik kentten toplanan tarihi eserler Bandırma Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Müze ile ilgili yazımızı da buradan okuyabilirsiniz.

Bandırma'nın yaklaşık 20 km güneyinde bir de milli park var. Kuşcenneti Milli Parkı.. Kuşcenneti ile ilgili yazımızı da buradan okuyabilirsiniz. 1980'li yıllarda ciddi boyutlarda çevre kirliliği yaşanan Kuşcenneti gölündeki sorunlara dikkat çekmek ve bir kamuoyu oluşturmak için bir festival düzenlenmeye başlandı. Her yıl mayıs ayının sonunda ve haziran ayının başında planlanan "Uluslararası Bandırma Kuşcenneti Kültür ve Turizm Festivali"ni kaçırmayın derim.



LEZZETLER

Cumhuriyet meydanında gezerken acıkmış olabilirsiniz. "Tostçu Mehmet Amca"nın büfesi hemen orada. Belki otuz yıldan daha uzun süredir bize, üzeri salçalı ve kekikli tostlar yapan Mehmet Amca'nın büfesine mutlaka uğramalısınız.

Ayaküstü atıştırmak istemeyebilirsiniz. Feribot kaçırtan bir yemek önerebilirim size; Gerçek Tarihi Bandırma İskendercisi, Atatürk heykelinin ve Şehitler Anıtı'nın hemen arkasında yer almaktadır.

Bunların dışında yemek yiyebileceğiniz başka yerler yok mudur?.. Olmaz mı, Bandırma lezzet dolu bir şehirdir.

Bu lezzetleri de mutlaka tatmalısınız;

Örnek; Hasan Çavuş Helvacısı.. Bu helvanın sırrı, bugün bile hala elle yapılıyor olması.. 

Örnek; Kelle peyniri.. tuzlu peynir sevmiyorsanız, az tuzlu kelle peyniri isteyin.

Örnek; Zeytin ve zeytinyağı.. Bu konuda Genç Osmanlı Zeytin ve Zeytinyağı başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.




TEŞEKKÜR

Eskiden fotoğraf çekmek günümüzdeki kadar kolay değildi. Bu nedenle, Bandırma'nın eski fotoğraflarını çekmiş olan, bunları saklayan ve günümüzde herkesin paylaşımına sunanlara çok teşekkür ederiz. 

Ayrıca kent tarihimizle ilgili araştırmalar yapan, belgeleri gün yüzüne çıkaran ve yayınlayarak herkesle paylaşan araştırmacılara ve yayıncılara da çok teşekkür ederiz.





KAYNAKÇA :

Bir Sevdadır Bandırma, Önder Balıkçı ve Ahmet Pesen, Bandırma Belediyesi yayını, 2010
Bandırma Ekonomisine Can Verenler, Önder Balıkçı ve Ahmet Pesen, Bandırma Ticaret Odası Yayını, 2008 

Yorumlar