ERDEK'İN ANIT AĞAÇLARI





Yeşili bol bir yerdir Erdek.. Ağacı sever Erdekliler.. Hemen her sokağı ağaçlarla doludur. Önce uydudan nasıl göründüğünü göstereyim size. İşte Marmara Denizi'nin güneyinde Kapıdağ Yarımadası'nın uydu görüntüsü..



Erdek içinde, şehir merkezindeki bir mahallede gezdireceğim sizi. Erdek'e daha önce gelmişseniz az çok bilirsiniz. Şehir içinde iki tane kumsalı vardır. Biri otellerin, motellerin ve pansiyonların daha çok olduğu Çuğra sahili. Kumsalı geniş, kumu güzel, denizi sığdır, yani gönül rahatlığıyla oynayabilir, çocuklarınızı oynatabilirsiniz. Çuğra'yı başka bir yazıda anlatırım belki.


Size Kurbağalıdere sahilini anlatmak istiyorum. Çuğra'ya göre daha kısa bir sahil, pek kumsal değil, daha çok çakıl taşları var sahilde, deniz üç-dört metre sonra derinleşir, adam boyunu geçer.



İşte, Kurbağalı sahilinden bir fotoğraf.. Burada otel veya motel bulunmaz. Burada daha çok yaz aylarını Erdek'te geçirmek isteyenlerin daireleri vardır. Yani Çuğra'ya göre daha sakin bir bölgedir.

Fotoğrafta gördüğünüz tepenin adı Seyit Gazi Tepesi'dir. Neredeyse tamamı ağaçlarla dolu, yeşil bir tepedir. 



Bu da Seyit Gazi Tepesi'nden Kurbağalıdere sahilini gösteren bir fotoğraf. Sahil boyunca sıralanmış ağaçları görüyorsunuz. Şimdi Seyit Gazi Tepesi'nden inip sahilde biraz yürüyelim. Sahilin uzunluğu yaklaşık bir kilometre kadar. 





Sabahları burada yürüyüş yapanlar, öğle sıcağında bu ağaçların gölgesinde toplanıp sohbet edenler, akşamları günbatımlarını izleyenler, bisikletiyle gezenler.. Bir kaç gün buralarda takılırsanız, harika arkadaşlarınız olabilir. 



Sahil yolundaki bu ağaç neredeyse Kurbağalı sahilinin simgesi gibidir. Bu ağacın daha pek çok fotoğrafını göreceksiniz.



Aynı ağacın, arkasında Seyit Gazi Tepesi'nin olduğu bir fotoğrafı..



Buraya bahar aylarında da gelmelisiniz. 



Yazımızın asıl konusu olan anıt ağaçlardan biri. 




Bu devasa ağacın gölgesine girdiğimizde, burada aslında iki tane ağaç olduğu görülür.



Bu açıdan iki ağacı daha iyi görebilirsiniz. Ağaçların sadece birinin önünde Anıt Ağaç bilgilendirmesi var, fakat diğerinin de ondan aşağı kalır yanı olmadığını anlamak zor değil.




Bu bilgilendirmeye göre, 1860 yılında dikilmiş bu fıstık çamı bu gün 157 yaşında.. Allah uzun ömürler versin!..



Anıt ağaç nedir?.. Bu sorunun cevabını ve daha fazla bilgiyi www.agaclar.net sayfalarında bulabilirsiniz. 

İşte tanımı;

"Yaş, çap ve boy itibariyle kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara sahip olan, yöre kültüründe ve tarihinde özel yeri bulunan, geçmiş ile günümüz, günümüz ile gelecek arasında iletişim sağlayabilecek uzunlukta doğal ömre sahip olan ağaçlar anıt ağaçlardır."



Yani anıt ağaç olmak için; çap ve boy önemli. Bu iki fıstık çamı, yanlarındaki binaların boyunda muhteşem ağaçlar.. Gözümüze kolayca çarpan bu fiziki özelliklerinin dışında, kuşaklar arasında bir bağ kurabilecek uzunlukta bir ömürleri de var. 

Bu fiziksel özellikler dışında, yöre kültüründe olumlu veya olumsuz, gerçek veya hayal ürünü, mistik veya folklorik bir öyküye sahip olmak ya da yöresel veya ulusal tarihte kimi olaylar ile özdeş hale gelmek ve onlara tanıklık etmek de ağaçlara anıtsal nitelik kazandırır. Bugün cami, mescit ve türbe avlularında karşılaşılan devasa çınarlar, serviler ve ıhlamurlar bu mistik kültürün bir parçasıdır. 



Bu anıt ağacı geçtikten sonra Kurbağalı sahilinin de sonuna gelmiş oluruz. Ama dedim ya, Erdek'in her köşesi ağaç.. 




İkinci anıt ağacı görmek için, Kurbağalı sahilinin paralelinde uzanan Kemal Balıkesir Caddesi'ne gitmeliyiz. Sahilin sonuna geldiğinizde sağa dönen sokaklardan birine girin, işte caddedesiniz..



Önünde anıt ağaç bilgilendirmesi yok.. Ama bu ağacın da boyu binaların boyuna ulaşmış.



İkinci anıt ağaca ulaşmak için cadde boyunca ilerlemeye devam ederken, kaldırımda yolunuzu bu iki arkadaş kesecektir. Bir selam vererek yanlarından gönül rahatlığıyla geçebilirsiniz.



İşte, ikinci anıt ağacımız da göründü. Bu da diğeri gibi bir fıstık çamı..



Bu bilgilendirmeye göre anıt ağacımız diğeriyle yaşıt.. 



Beş katlı binaların boyuna ulaşacak kadar uzamış.




Kentsel dönüşüm çalışmalarının sıklıkla yapıldığı bu günlerde, her sokağın bu fotoğraftaki gibi ağaçlarla doldurulması yasal zorunluluk olmalı.

Çünkü burada yaşayanlar, yazın sıcak günlerinde, hatta sıcaklık rekorlarının kırıldığı günlerde bile "Amanıııın, bizim termometre 50 dereceyi gösterdi", "Bizimki 60 dereceyi gösterdi" diye ağlaşmıyorlar. Bu ağaçların gölgesinde serin serin oturuyorlar.




Her bahçeden çeşit çeşit ve renk renk çiçekler taştığı gibi, belediye de yol kenarındaki çiçeklerinin bakımını aksatmaz.

"Yazlıkçıların mahalle, tabi çiçek olacak" dendiğini de çok duydum. 

Yaz sadece yazlıkların olduğu mahallelere mi gelir?.. Ağaç ve çiçek, başka yerlere ekilmez mi?.. Ekilirse ayıplanır mı?






Kentsel dönüşüm projelerine ağaçları da eklemeliyiz..







 Dedim ya, Erdek yeşili bol bir yerdir.. Erdekliler ağaçseverdir. Erdek şehir merkezinin her köşesi ağaçlarla doludur. Bu fotoğrafı, Cumhuriyet Meydanı'nda çektim. Ünlü çay bahçelerinde, bu ağaçların gölgesinde dinlenebilirsiniz.





Küçük bir alanda da olsa, Erdek Açıkhava Müzesi'ni de ağaçların gölgesinde gezebilirsiniz. Fotoğrafta görünen lahitin bulunma öyküsünü "Erdek'te Bir Lahit" başlıklı yazımızda okuyabilirsiniz.







Belki başka bir yazıda, Erdek'i bir de günbatımlarında gezeriz.








Çünkü pek çok yerde olduğu gibi, Erdek'in de günbatımları güzeldir.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Instagram Fotoğrafları