Akçay Sarıkız Heykeli: Sarıkız Efsanesi ve Nasıl Gidilir?

0 Çekirdek Gezi



Akçay Cumhuriyet Meydanı'nda kazlarını önüne katmış bir genç kız sizi karşılar. İlk bakışta gözünüze sıradan bir heykel gibi görünebilir ama bu heykel, Kaz Dağları'nın çok bilinen efsanelerinden birini anlatır.
Akçay'ın simgelerinden biri olan bu heykel, size Sarıkız Efsanesi'ni anlatacak.

AKÇAY SARIKIZ ANITI’NA NASIL GİDİLİR?

Sarıkız Heykeli Akçay Cumhuriyet Meydanı'nda Atatürk Anıtı ile karşı karşıya bir konumdadır.


Google Haritalar ile Yol Tarifi alabilirsiniz.



ÇEKİRDEK BİLGİ

Gezi Zamanı: Heykel haftanın 7 günü, 24 saat görülebilir.
Gezi Süresi: Heykeli görmek için birkaç dakika yeterli olsa da, meydandaki banklarda oturup su sesini dinleyerek kısa bir mola vermek isteyenler daha uzun vakit geçirmek isteyecektir.
Tesis: Kent içinde olduğu için çevresi yeme-içme, alışveriş ve konaklama seçeneklerinden başka denize girebileceğiniz kumsalı bile vardır.

HEYKELİN ÖZELLİKLERİ

Heykel, Sarıkız'ın eteğinden dökülen taşlardan oluşan bir kaide üzerinde sağ elinde bir baston, sol elinde bir testi ve önünde yürüyen kazları ile betimlenmiş. Babasına su verirmiş gibi Sarıkız'ın elindeki testiden su akıyor.
Fıskiyelerin süslediği dairesel bir havuz içindeki heykelin önünde dikdörtgen şeklinde Sarıkız'ın önünde uzanmaktadır.



SARIKIZ EFSANESİ

Uzun yıllar önce, İda Dağı'nın yemyeşil yamaçlarında Oba Köyü'nde, yaşlı bir adam ve dünyalar güzeli kızı ile yaşarmış. Kızı, kazlarına çobanlık yaparmış. Günün birinde yaşlı adam kızını köyünde bırakarak hacca gider. Sarıkız'a talip olanlar kızın gönlünü alamayınca namusuna iftira atmışlar. babası hacdan dönünce, kızının kötü yola düştüğünü duymuş.
Yaşlı adam, kızını karşısına alır; "Kazlarımızı bundan sonra dağda yayalım" der.
Kızını öldürmek için çıktığı dağda kızına kıyamaz. Dağda yapayalnız bırakmaktır asıl niyeti. Baba-kız kazlarını önlerine katmışlar ve İda Dağı'na tırmanmaya başlamışlar. Zirveye vardıklarında yaşlı adam namaz kılmak istemiş. Fakat abdest almak için su yokmuş.
Sarıkız, kazları otlatırken eteğine taşlar doldurup oynamaya başlamış. Babasının abdest almak istediğini anlayınca, rivayete göre ayağa kalktığında taşlar yere dökülmüş ve bugün "Sarıkız'ın Avlusu" olarak anılan alan oluşmuş.
Su kabını alıp dağın tepesinden eğilerek denizden su doldurmuş. Babasına uzatmış. Babası bunu görmemiş, abdestini alırken suyu ağzına aldığında;
"Kızım, bu su tuzlu ya" demiş.
"Babacığım, eğilip denizden aldım" demiş ve orada ruhunu teslim etmiş.
Kızına iftira atıldığını anlayan yaşlı adam, çaresizce dağlarda yürüdükten sonra o da ruhunu teslim etmiş.
Kaz Dağları'nda Sarıkız'ın taşlarını döktüğü yer "Sarıkız'ın Avlusu", babasının öldüğü yer de "Babatepe" diye anılmaktadır.


AYRILIRKEN KISA BİR DEĞERLENDİRME

Sarıkız Efsanesi yüzyıllardır farklı biçimlerde anlatılır. Kimileri onu bir ermişlik hikâyesi olarak dinler, kimileri ise Kaz Dağları'nın kültürel mirasının parçası olarak görür. Bence bu efsaneye farklı bir açıdan bakabiliriz: Genç bir kız hakkında doğruluğu araştırılmadan yayılan söylentilerin, hem onun hem de babasının hayatını değiştirmesi...
Belki de bu hikâyeden çıkarılacak en önemli ders; her duyduğumuza inanmamak, doğruluğunu araştırmak ve insanlar hakkında hüküm vermeden önce gerçeği öğrenmeye çalışmaktır.

ÇEVRESİNDE GEZİLECEK YERLER

Akçay Sarıkız Heykeli'nin 10 km kuzeyinde yer alan Kaz Dağları Milli Parkı içindeki "Hasan Boğuldu Göleti" ile "Sutüven Şelalesi"ne yaklaşık 30 dakikada araçla ulaşabilirsiniz.
8 km batısında yer alan Tahtakuşlar Köyü'ndeki "Tahtakuşlar Etnografya Galerisi"ne özel araçla 20 dakikada ulaşabilirsiniz.
32 km batısında yer alan "Adatepe Köyü"ne özel araçla 40 dakikada ulaşabilirsiniz.
66 km batısında yer alan "Assos Antik Kenti"ne özel araçla 70 dakikada ulaşabilirsiniz.
52 km güneyinde yer alan "Cunda (Alibey Adası)"na özel araçla 70 dakikada ulaşabilirsiniz.
58 km güneyinde yer alan "Şeytan Sofrası"na özel araçla 70 dakikada ulaşabilirsiniz.

İyi gezmeler!



Sarıkız Heykeli'nin 2008 yılında çekilmiş bir fotoğrafı.


Kaynak : 
"Sarı Kız Efsanesi ve Edremit Körfezi", Yrd.Doç.Dr. Emin Kalay
Milli Folklor Dergisi, sayı 34, s.58


Yorum Gönder

0 Yorumlar
* Please Don't Spam Here. All the Comments are Reviewed by Admin.