Type Here to Get Search Results !

ANKARA GÜVENPARK



Kızılay'ın ortasında, 1934'ten bu yana duran 37 metrelik bir anıt var. Önündeki havuzda fıskiyeler oynuyor, etrafındaki banklarda insanlar dinleniyor. Güvenpark, adını bu anıttan alıyor; ama şehrin koşuşturmacasından biraz nefes almak isteyenler için ayrı bir anlamı var.


Ankara'da Kızılay Meydanı'ndayım.

Tam karşımda Güven Anıtı var. 37 metre genişliğindeki anıtın ortasında iki güçlü erkek figürü var. Altında da “Türk Öğün Çalış Güven” yazıyor.

Anıt ile aramdaki geniş havuzda fıskiyelerden çıkan sular adeta havuzda dans ediyor. Havuzun iki yanında ağaçlar sıralanmış. Bahar artık iyiden iyiye kendini hissettirmeye başladı. Dallarda yeşil yapraklar büyümüş. Ağaçların altında insanların oturabileceği banklar var.

Bir bankta genç bir adam cep telefonunda parmağıyla sayfalar çeviriyor, bir yandan da çevresine göz atıyor. Belli ki biriyle buluşacak.


Google Haritalar ile Yol Tarifi alabilirsiniz.


Günlerden Pazar. Bu gün daha sessiz ve sakin Kızılay. Rahat fotoğraf çekerim diye sabah saatlerinde geldim.

Kızılay, başkentin en yoğun noktalarından biri. Dört yönden gelen araçlar, günün her saati Kızılay'a hareket katar. Pazar günleri bile.

Güven Anıtı’na baktığım noktada, metro istasyonuna inen merdivenler var. Ankara’nın metro ile tanıştığı 1997 yılında yapılmış.

1930’lu yıllarda genç Cumhuriyet’in başkenti olarak gelişimi planlanırken kamu binaları yükselmeye başlamıştı. Bu planlamada yeşil alanlar da unutulmamıştı. Güvenpark bu alanlardan biriydi.

Avusturyalı mimar Clemens Holzmeister’in tasarladığı anıt 29 Ekim 1934 günü açılmış. Anıtın bir adı da Emniyet Abidesi. Çünkü Türk ulusunun polis ve jandarmaya olan güvenini anıtlaştıran bir anıt var karşımda. Bunu üzerindeki kabartmalarda görebiliriz.

Ortadaki iki güçlü erkek figürünün sağ tarafında Türk Polisi görevinin başındayken betimlenmiş. Bir yaralı var, üzülen kadın ve çocuklar. Polis suçluyu yakalamış.



Sol taraftaki kabartmalarda ise Türk jandarması halkının yanında. Bir yandan yaralıya yardım ederken bir yandan da suçlu kelepçelenmiş.


Uzun yıllar savaşmış, yıllarca düşman işgali altında kalmış bir ulusun, sonunda bağımsızlığına kavuşmasını çok okuduk. Bu anıt ise o ulusun güven içinde yaşama özlemini anlatır.


Güven Anıtı’nın bir de arka cephesi var. Yani Kızılay Meydanı’na göre arka cephesi. Yeşil ağaçların ve çiçeklendirilmiş alanların arasından geçip arka cepheye uzaktan baktım. Tam ortada halkıyla omuz omuza vermiş Atatürk kabartmasına yer verilmiş. 




Ön cephesindekine benzer şekilde ortadaki Atatürk kabartmasının iki yanında yine farklı kabartmalara yer verilmiş. Sağ taraftaki kabartmada Türk aydınları çalışırken betimlenmiş.


Sol tarafta ise Türk köylüsü tarlada toprağa emeğini verirken. Bu kabartmalar, genç Cumhuriyet’in bağımsızlığını korumak için ihtiyacı olan çalışma azmini gösteriyor.


Günlerden Pazar olunca, hafta içi bir güne göre park boş sayılırdı. Farklı banklara oturdum. Hem anıta, hem parka, hem de çevresine farklı açılardan baktım. Parkın batısındaki minibus duraklarında sürekli bir hareketlilik vardır, Pazar günleri bile.

Güvenpark bir zamanlar insanların gelip geçtiği bir yer değil, müzik çalan insanları dinlemeye gelenlerin de uğrak yeriymiş. Bugün o canlılıktan geriye sessiz bir iz var. 2016'da otobüs duraklarında patlayan bir bomba, sadece can almakla kalmamış şarkıları da dağıtmış olmalı. 














1970’li yıllara kadar bu alan da parkın bir parçasıyken, o yıllarda artan nüfus ile birlikte ulaşım ihtiyacını karşılamak için alan parktan ayrılmış.

Saatime baktım. Bir saatten fazla bir süredir Güvenpark’tayım. Biraz daha kalır mıydım? Tadını çıkarmak için kalırdım. Ama Ankara’da gezecek çok yer var. Buradan Kuğulu Park’a yürümek istiyorum. Çok sürmez, 2 km kadar güneyde, 30 dakikada ulaşırım.

Kızılay ne zaman gelirsem, Güvenpark’ta biraz soluklanacağım kesin.





Yorum Gönder

0 Yorumlar
* Please Don't Spam Here. All the Comments are Reviewed by Admin.

Subscribe Us