II. Bayezid Külliyesi’ni gezerken duvarların hemen dışında küçük bir mezarla karşılaşırsınız. Gösterişli bir türbe değildir; hatta mezarın içinden bir defne ağacı yükselir. Ancak burada yatan Aşçıbaşı Yahya Baba için anlatılan rivayet, yüzyıllar öncesinden bereket ve diğer canlıların rızkı üzerine güzel bir hikâye taşır.
AŞÇIBAŞI YAHYA BABA'NIN MEZARINA NASIL GİDİLİR?
Türbe, Edirne kent merkezinin kuzeybatısında II.Bayezid Külliyesi'nin hemen yanındadır.
Google Haritalar ile Yol Tarifi alabilirsiniz.
ÇEKİRDEK BİLGİ
Gezi Zamanı: Türbe açık alanda, bir çocuk parkının yanında olduğu için haftanın 7 günü, 24 saat görülebilir.
Gezi Süresi: Türbeyi görmek için 10 dakika yeterli olur.
Yakında Ne Var?: Yolun karşısında bir büfe dışında alışveriş seçeneği yok. Edirne kent merkezine gitmek gerekir.
MEZARIN ÖZELLİKLERİ
II. Bayezid Külliyesi'nin duvarları dışında bulunan mezar oldukça sade. Dikdörtgen biçimindeki mezarın içinde büyüyen defne ağacı ise buranın en dikkat çekici özelliği.
Aşçıbaşı Yahya Baba Efsanesi
Rivayete göre; Sultan II.Bayezid döneminde külliyenin aşçıbaşısı olan Yahya Baba’nın yaptığı pilavın tadına doyum olmazmış. Dualarla pilavını karıştırır, “Bereketli olsun!” dermiş. Yahya Baba’nın yaptığı pilav o kadar çok olurmuş ki, herkese yetermiş de artarmış bile. Yahya Baba da, artan pilavı külliyenin hemen yanında akan Tunca Irmağı’nda yüzen balıklara verirmiş.
Külliyenin Kilercibaşısı bunu görünce Yahya Baba’ya verdiği pirinci, ziyan olmaması için azaltmaya başlamış. Öyle ya, ziyan etmemek gerek. Azaltmış ama Yahya Baba’nın pişirdiği pilav her seferinde yine herkese yetermiş de, yine artarmış. Yahya Baba da pilavı balıklara vermeye devam edermiş.
Sonunda bir gün kilercibaşı Yahya Baba’ya sadece bir avuç pirinç vermiş. Yahya Baba yine dualarla pilavını yapmış. Herkese yedirmiş ve artanı da yine balıklara vermiş.
Kilercibaşı şaşmış kalmış bu duruma. Sonuçta artan pilavların suya döküldüğü padişahın kulağına kadar gitmiş. Bir gün padişah gizlice ağaçların arkasına saklanmış, Yahya Baba’yı beklemiş. Yahya Baba gelmiş, yine balıkların pilavını suya dökerken padişah saklandığı yerden çıkmış ve hışımla “Sen hastaların yemeğini suya mı dökersin?” diye kızmış.
Yahya Baba hiç bir şey diyememiş. Yere yatmış, secdeye kapanmış ve Allah’a sığınmış. Tam o sırada balıklar sudan çıkıp padişaha seslenmişler:
“Koca padişah bizim rızkımıza mı göz dikti?”
Padişah o an anlamış hatasını. Yahya Baba’ya seslenmiş, kalkmasını istemiş ama Yahya Baba çoktan ruhunu teslim etmiş.
AYRILIRKEN KISA BİR DEĞERLENDİRME
Yahya Baba yüzyıllar önce yaptığı pilavdan artanı Tunca’nın balıklarıyla paylaşmış. Bugün biz de sokaklarımızdaki kedi ve köpekler için bir kap mama, bir kap su bırakıyoruz. Son yıllarda sıcaklıklar ve kuraklıkla birlikte susuz kalan ağaçların kuruduğuna tanık oluyoruz. Onların da birer canlı olduğunu unutmamak gerekiyor.
Belki de Yahya Baba’nın hikâyesinin bugüne söylediği en güzel söz bu: Çevremizdeki hiçbir canlının rızkını unutmamak.
ÇEVRESİNDE GEZİLECEK YERLER
Türbenin hemen yanı başındaki "II.Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi" Edirne'de mutlaka gezilmesi gereken gezi duraklarından biridir.
3 km uzaklıktaki Edirne kent merkezindeki "Selimiye Camisi", "Üç Şerefeli Cami", "Eski Cami" gibi tarihi camileri görmek, "Makedon Kulesi", Türk-İslam Eserleri Müzesi", "Saatli Medrese (Fatih Sultan Mehmet Müzesi)" gibi müzeleri gezmek için yürüyerek 30 dakikada, özel araçla 10 dakikada ulaşabilirsiniz.
İyi gezmeler!
%20(39).jpg)
.jpg)
.jpg)