Edirne denince akla Selimiye Camisi, Selimiye Camisi denince akla Edirne gelir.
Mimar Sinan'ın "Ustalık eserim" dediği bu muhteşem yapı yaklaşık 450 yaşında. 1913 yılında Bulgar ordusunun kuşatması sırasında hasar almış olsa da, 2026 yılının Mart ayında tamamlanan bakım ve onarım çalışmalarından sonra yeniden Edirne silüetindeki yerini almış.
SELİMİYE CAMİSİ’NE NASIL GİDİLİR?
Edirne kent merkezinde yer alan Selimiye Camisi, yüksek minareleriyle Edirne'nin her yerinde rahatlıkla görünmektedir.
Google Haritalar ile Yol Tarifi alabilirsiniz.
ÇEKİRDEK BİLGİ
Gezi Zamanı: Camiler haftanın 7 günü ibadete ve ziyarete açıktır.
Gezi Süresi: Kısa bir tur için 20 dakika, ayrıntılı incelemek isteyenler için 60 dakika zaman ayırmakta yarar var. İbadet etmek isteyenler namaz saatlerinde gitmelidir. Camiyi incelemek isteyenler namaz saatleri dışında, özellikle öğleden önceki saatleri tercih ederse çok daha rahat bir gezi yapabilir.
Tesis: Cami, kent merkezinde yer aldığı için çevresinde yeme-içme, alışveriş ve konaklama seçenekleri vardır.
Kıyafet: Camiye uygun kıyafet giyilmesi önemli. Kadınların camiye girerken başını örtülmesi gerekir.
Sultan II.Selim Kimdir?
Ortaboylu, sarışın ve mavi gözlü olan II.Selim, tarihte "Sarı Selim" adıyla da bilinir. Babası Kanuni Sultan Süleyman, annesi Hürrem Sultan'dır. İyi bir eğitim almış, Anadolu'da pek çok yerde sancakbeyliği yapmıştı.
1566 yılında babasının vefatı üzerine 42 yaşındayken tahta geçti. Edirne'yi çok seven Sultan II.Selim, 8 yıllık saltanatında 3 kışını Edirne'de geçirmişti. Mimar Sinan'dan bir cami yapmasını istemiş, yer olarak da Edirne'yi seçmişti. Ancak 1574 yılında vefat ettiğinde Selimiye Camisi henüz bitmemişti. Bu nedenle, yine Mimar Sinan'ın yaptığı türbesi Ayasofya'nın avlusundadır.
Mimar Sinan Kimdir?
Kanuni Sultan Süleyman döneminde 48 yaşındayken Mimarbaşı olan Sinan, ölümüne dek camiler, medreseler, köprüler, kervansaraylar gibi anıtsal eserler yaptı. Şu üç yapıtını kendi deyişiyle öne çıkarmıştı: çıraklı eseri olan İstanbul'daki Şehzade Camisi'ni, kalfalık eseri olan İstanbul'daki Süleymaniye Camisi'ni ve ustalık eseri olan Edirne'deki Selimiye Camisi'ni göstermişti.
1588 yılında vefat eden Mimar Sinan'ın mezarı İstanbul'da Süleymaniye Camisi'nin hemen yanındadır. Türbesini de kendisi, sade bir şekilde tasarlamıştı.
SELİMİYE CAMİSİ
Yapımı 1574 yılında tamamlanan Selimiye Camisi, banisi II.Selim'in vefatı nedeniyle 1575 yılında yerine tahta geçen III.Murad döneminde ibadete açılmıştı. Mimar Sinan Selimiye Camisi'ni tamamladığında 80'li yaşlarındaydı.
Mimari Özellikleri
Kubbe: Selimiye'nin en belirgin özelliği merkezi kubbesidir. Yaklaşık 31,50 metre çapında ve yerden 43,28 metre yükseklikteki tek kubbe, mekana eşsiz bir ferahlık katar. Bu kubbeyi duvarlara ustaca gizlenmiş sekiz büyük fil ayağı üzerine oturur.
Minareler: Caminin dört köşesinde yer alan minareler, yaklaşık 70 metre yüksekliğinde, üzerindeki alemle birlikte yaklaşık 84 metredir. her birinde üçer şerefe bulunan dört minare, çok uzun olmalarına karşın oldukça incedir.
Üçlü Merdiven Sistemi: Kuzey tarafındaki iki minarede, birbirini görmeyen ve çakışmayan üç ayrı merdiven bulunur; bu yollarla üç farklı müezzin aynı anda birbirinden bağımsız şerefelere çıkabilir.
Cami içinde Görülmesi Gerekenler
- Hünkâr Mahfili ve İznik Çinileri: Caminin içi 16. yüzyılın en seçkin İznik çinileri ile bezelidir. Özellikle Hünkâr Mahfili, mihrabı ve duvarlarını kaplayan natüralist üsluptaki çini süslemeleriyle bir sanat şaheseridir. (Not: Bu çinilerin bir kısmı 1877-78 savaşında sökülerek Moskova’ya götürülmüştür).
- Müezzin Mahfili: Caminin tam ortasında, 12 mermer sütun üzerinde yükselen ahşap mahfil alışılmışın dışında bir konumdadır. Mahfilin altında fıskiyeli mermer bir havuz bulunur.
- Taç Kapı: Avluya girişi sağlayan görkemli mermer taç kapı, üzerindeki caminin inşa tarihlerini veren kitabe ile dikkat çekicidir.
- Mermer İşçiliği: Geometrik ajurlu minber ve mermer mihrap, döneminin en zarif mermer işçiliği örnekleri arasındadır.
Selimiye ile İlgili Söylenceler ve Gerçekler
- Padişah'ın Rüyası ve Yer Seçimi: Rivayete göre Sultan II. Selim, rüyasında Hz. Peygamber’i görmüş. Peygamber Efendimiz, padişaha Kıbrıs fethinin bir nişanesi olarak Edirne’deki Eski Saray'ın bulunduğu mevkide bir cami yaptırmasını emretmiş. Ancak tarihi belgelere göre cami inşaatı 1568 yılında başlamış, Kıbrıs'ın fethi ise 1571 yılında gerçekleşmiştir.
- Ters Lale Motifi: Müezzin mahfilinin mihrap yönündeki mermer ayaklarından birinde ünlü ters lale motifi yer almaktadır. Motif camdan bir çerçeveyle korumaya alınmış. Rivayete göre caminin inşa edileceği arazide lale bahçesi olan bir kişi, arsasını vermek istememiş ve büyük güçlük çıkarmış. Ters lale, bu kişinin inadını ve ters tutumunu simgeler. Ancak kaynaklara göre, cami eski Edirne Sarayı'nın yerine yapılmıştı. Yani alan herhangi bir özel şahsa ait değildi.
- Eğri Minare ve Çocuk: Rivayete göre, inşaat sırasında bir çocuk minarenin eğri olduğunu söylemiş. Mimar Sinan, çocuğu kırmamak ve halkın zihninde şüphe bırakmamak için minareyi öküzlerle halat yardımıyla çektirmiş; çocuk "Tamam, şimdi düzeldi." diyene kadar bu işleme devam etmiş.
- Pencere Sayısı: Halk arasında camide 999 pencere olduğuna inanılır; "eğer bin olsaydı Mekke yerine geçecekti" gibi bir inanış vardır. Ancak bilimsel tespitlere göre avlu dahil toplam pencere sayısı 384'tür.
Selimiye Camisi ile ilgili Tarihi Olaylar
- Ayasofya ile Rekabet: Mimar Sinan "Tezkiretü’l-Bünyan" adını verdiği kitabında, Hristiyan mimarların "Müslümanlar Ayasofya’nınki kadar büyük bir kubbe yapamadılar" sözlerine karşılık ile Ayasofya'nın kubbe çapını ve yüksekliğini aşmayı hedeflediğini ve sonunda Selimiye ile bunu başardığını belirtmiş.
- Hasan Çelebi’nin Gözleri: Caminin hat yazılarını yazan Hasan Çelebi, kubbe yazısı yazılırken gözlerine kireç düşünce görme yetisini büyük oranda kaybetmişti. Bu fedakârlığından dolayı Sultan II. Selim kendisine ömür boyu maaş bağlatmıştı.
- Bulgar Topu İzi: 1913 Bulgar kuşatması sırasında camiye isabet eden top mermilerinden birinin izi, Atatürk'ün 1930'daki ziyareti sırasında verdiği emirle, bir ibret vesikası olarak onarılmadan bırakılmıştır.
SELİMİYE KÜLLİYESİ'Nİ OLUŞTURAN DİĞER YAPILAR
- Darü'l-Kurra Medresesi: Günümüzde Selimiye Vakıf Müzesi olarak hizmet vermektedir.
- Darü'l-Hadis Medresesi (Darü'l-Tedris): Günümüzde "Türk ve İslam Eserleri Müzesi" olarak kullanılmaktadır.
- Arasta Çarşısı: Caminin batı cephesinde yer alan ve geliri külliyeye kalması amacıyla III. Murad döneminde eklenen bu çarşı, günümüzde de Kapalı Çarşı olarak kullanılmaktadır.
- Sıbyan Mektebi: Günümüzde Edirne Turizm ve Tanıtma Derneği olarak hizmet vermektedir.
- Kütüphane: Günümüzde ayaktadır. Caminin güney cephesinde (harim kısmında hünkâr mahfilinin karşısında) yer alan kütüphane, günümüzde çok zengin koleksiyona sahip bir el yazması eserler kütüphanesi olarak hizmetini sürdürmektedir.
- Hazire ve Türbe: Külliyenin doğu tarafında set şeklinde yükseltilmiş bir hazire (mezarlık) alanı yer alır. Burada III. Ahmed'in 1718 yılında vefat eden oğlu Şehzade Selim'e ait bir türbe bulunmaktadır.
AYRILIRKEN KISA BİR DEĞERLENDİRME
Selimiye Camisi'ni 2026 yılının Mart ayında tamamlanan bakım ve onarım çalışmalarının ardından görmek için geldik Edirne'ye. Külliyenin tamamı öylesine temiz ve bakımlı görünüyordu ki, 450 yıl önce yapılmış olduğuna inanmak neredeyse güçtü. Ancak duvarındaki 1913 Bulgar kuşatmasından kalan top izi, bize bu şaheserin sadece geçmişten gelen bir mimari eser olmadığını hatırlattı.
Mimar Sinan'ın ustalık eseri, bugün hâlâ bütün heybetiyle ayakta ve çok etkileyiciydi; fakat bence Selimiye'yi asıl özel kılan, yüzyılların izlerini silmeden geleceğe taşıması.
ÇEVRESİNDE GEZİLECEK YERLER
Edirne kent merkezinde yer alan Selimiye Camisi'ne yakın pek çok gezi durağı var. Külliyenin bir parçası olan Darü'l-Hadis Medresesi günümüzde "Türk-İslam Eserleri Müzesi", Darü'l-Kurra Medresesi ise "Selimiye Vakfı Müzesi". Ayrıca "Edirne Kent Müzesi" ile "Edirne Belediyesi Müzik Müzesi" iki dakikalık yürüme uzaklığında.
Selimiye Camisi'nin güneyinde, 250 metre uzaklık kolaylıkla görülecek olan "Eski Cami"ye 5 dakikada yürüyerek ulaşabilirsiniz. "Üç Şerefeli Cami" ise 500 metre uzaklıkta ve yürüyerek 8 dakikada ulaşabilirsiniz. Üç Şerefeli Cami'nin yanında "Saatli Medrese (Fatih Sultan Mehmet Müzesi)" ile "Makedon Kulesi" de görülebilir.
Yine bu bölgede "Bedesten Çarşısı" ile "Ali Paşa Çarşısı" yürüyerek kolaylıkla ulaşabileceğiniz gezi durakları.
Yaklaşık 1 km güneydoğusunda yer alan "Ekmekçizade Kervansarayı"ndaki balmumu heykellerini görmek için 20 dakikada yürüyerek ulaşabilirsiniz.
5 km güneyinde yer alan Karaağaç Mahallesi'ne özel araçla ve toplu taşıma ile 15 dakikada ulaşabilirsiniz. Burada "Lozan Anıtı"nı, "Milli Mücadele ve Lozan Müzesi"ni, "Doğa Tarihi Müzesi"ni, "Karaağaç Tren İstasyonu ve Kara Treni", "İlhan Koman Heykel ve Resim Müzesi"ni, "Osman İnci Müzesi"ni görebilirsiniz.
Karaağaç'a gelirken "Tunca Köprüsü" ile "Meriç Köprüsü"nden geçecek, yol üzerinde de "Hacı Adil Bey Çeşmesi"ni, "Şehit Ressam Hasan Rıza Heykeli"ni, "Dünyanın En Büyük Tavası"nı ve "Balkan Şehitleri Anıtı"nı görebilirsiniz.
İyi gezmeler!
Kaynaklar:
- Topografik Etmenlerin İzinde: Edirne Selimiye Külliyesi, Murat Sav, İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü
- Edirne'nin Simgesi Selimiye, Enver Şengül, Edirne Valiliği
- Edirne Selimiye Camii’nin Hünkar Mahfili Çinileri, Dilek Çakır,
- Eski Cami, Üç Şerefeli Cami ve Selimiye Camisi Mimari Özellikleri ve Dönemsel Karşılaştırması, Selma Kızılelma, Atatürk Üniversitesi
- Edirne Selimiye Camii’nde kullanılan kemerlerin biçim özellikleri ve İstanbul’daki diğer Mimar Sinan camileri ile karşılaştırılması, Ali Naci Özyalvaç, Necmettin Erbakan Üniversitesi
- Edirne Camileri ve Selimiye Sempozyumu, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 202
%20(36).jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)