.jpg)
Roman kahramanları aradan uzun yıllar geçse de, hala
çocuk kalabilirler. Ellerinde bilyelerle bir köşe başından pat diye karşınıza
çıkabilirler ve şaşırmazsınız. Ben de Budapeşte
sokaklarında çocukları arıyordum. Özellikle de gözü pek er Nemecsek’i
görmeden dönmemeliydim.
“Pál Sokağı Çocukları” adlı kitabı
bilirsiniz. Macar yazar Ferenc Molnar'ın ünlü eseri. Oyun arazilerini ele geçirmek isteyen Kırmızı Gömlekliler ile savaşmayı
göze alan yoksul ama cesur Pál Sokağı Çocukları’nın macerasını
anlatır.
İhanet edenler olsa da, çocukların hepsi müthiş bir savunma gösterirler. Aralarında en cesurları olan er Nemecsek, gözü pek ve korkusuzdur. Gerçi Kırmızı Gömleklilerden çok korkmaktadır. Ama oyun alanlarını da kimseye bırakmaya niyeti yoktur.
Budapeşte sokaklarında gezinirken Pál Sokağı'nı buldum. Peki çocuklar nerede?
Sokağı baştan başa
yürüdüm. Hiç çocuk yok. Sokağına sonunda Maria Sokağı'na ulaştım. Hayır,
çocuklar burada değil. Romanda, çocukların bu sokakta yaşadığı maceralarını da
okumuştum.
Sonunda çocukları Práter sokağında buldum.
İşte Nemecsek ve arkadaşları!
Şu da birazdan bilyeleri çalacak olan Pastor olmalı.
Oyun alanı kalmamış
tabi. Her yer binalarla dolmuş. Ama zaten romanın sonunda inşaat başlayacak
diye yazmıştı yazar. Bugünkü durum bu. Neyse ki çocukları unutmamışlar.
Bir de Nemecsek’in evi vardı… Hani hastalandığında Kızıl Gömleklilerin bile ziyaretine geldiği ev. Biraz döndüm, dolaştım ama sonunda onu da Hőgyes Endre sokağında buldum. Omuz omuza vermiş pek çok apartmanın arasında “Nemecsek’i bulmak zor” diye düşünürken pat diye karşıma çıktı. Gülümsedim. Bir apartmanın dış duvarındaki küçük bir levhada Nemecsek, sanki hâlâ mahallesini bekliyordu.
Budapeşte sokaklarında
roman kahramanlarını aramak ve onlarla karşılaşmak heyecan vericiydi. Sanki bir
romanın kahramanlarını değil de, çocukluk anılarımı kovalayıp bulmuştum.
Roman 1890’li yılların
Budapeştesinde geçer. “Pál Sokağı Çocukları”, yalnızca çocuklar için yazılmış bir roman değil.
Nemecsek'in cesareti, Boka'nın liderliği ve küçük bir oyun alanını vatan gibi
koruyan çocukların hikâyesi, yüz otuz yıl sonra Budapeşte sokaklarında bugün
hâlâ yaşamaya devam ediyor.




