ÇAMBAŞI YAYLASI




ÇAMBAŞI YAYLASI NEREDE?

Ordu merkezin yaklaşık 57 km güneyinde 1800 rakımlı bir tepede.. Yaklaşık 1,5 saatte varacağınız bir mesafede..








Yemyeşil doğanın içinden geçerken, sık sık durup fotoğraf çekmeden duramadık. 



Havanın tadını çıkarmak ve kaynağından su içmek için yine durduk. 



Zamanın birinde bir çoban karnını doyurmak için, yağlı etleri midesine indirir. Susamıştır. Bu çeşmenin başına gelir ve sudan kana kana içer.. Ancak burası Giligili çeşmesidir.. Suyu buz gibidir. Az önce yediği yağlı etlerin üstüne buz gibi suyu içince yağlar donar... midesi çatlar... ve ölür.




Bir ara hangi yoldan gideceğimizi şaşırdık. Oradan mı buradan mı derken, dur şu amcaya soralım dedik. Sağolsun, bize yol gösterdi. Tabi biraz sohbet ettik.. Dedem uzun yıllar burada yaşadığı için, dedemi hatırladı.. 



Karadeniz'de sık sık karşılaşabiliceğimiz bir hava. Hele bu kadar yüksekteysek.. Stratüs bulutları tepelere sarılıp geçiyor.. Biz o tepedeyken, "sis bastı" diyoruz..



İşte arkadaşlar!.. Hal hatır sormalar, neler yapıyorsun, falanca ne yapıyor, filancayı görüyor musun?.. Yüzler gülüyordu..



Salim amca askerliğini Bandırma'da yapmış. Bugün Belediye Nikah Salonu olarak kullanılan tarihi binada. O zamanlar bina denize sıfırmış. Dalgalar binaya vururmuş. Salim amca, annemi her gördüğünde Bandırma'da yaşadığımızı bildiği için, askerlik yaptığı bu binayı sorarmış. Yine sordu.

Ordu'nun bir yaylasında birisinin bize Bandırma'daki tarihi bir binayı soracağı hayatta aklıma gelmezdi.. 

Çok yaşa Salim amca!..

İşte size ilginç bir hikaye daha!.. 


Salim amca, gençliğinde Fadime teyzeye vurulmuş. Kızı istemeye gider, ama delikanlı Salim amca yoksuldur. Fadime teyze de varlıklı bir ailenin genç kızı. Ne der atalarımız, davul bile dengi dengine... Ama delikanlı ısrarlı, hem de çok ısrarlı.. Fadime teyzenin babası ve abileri, artık sıkılırlar bu ısrardan.. Başlık parası istemeye karar verirler, hem de yüklüce bir miktar.. Nasıl olsa getiremez, çalışarak da biriktiremez, biz de Salim'den kurtuluruz diye düşünürler.. 


Salim amca başlık parasını duyunca neye uğradığını şaşırır, tam 100 lira.. O dönem için büyük para. Ama salim amca ne yapar eder, çalışır, çabalar, 100 lirayı denkleştirir. Fadime teyzenin babasının karşısına dikilir, kızı babasından ister.. Çaresiz verirler kızı.. 


Fadime teyze mutlu, Salim amca mutlu.. Fadime teyzenin adı, o günden beri 100'lük Fadime kalır.. O 100 lira denkleştirildi, ama nasıl denkleştirildi, siz bir de Salim amcaya sorun..




Her an durup manzaranın tadını çıkarmak gerek.. 





İşte Çambaşı Yaylası'nın genel bir görünüşü.. En fazla iki katlı binalar.. (Ah ah.. Bazı köylerde 7 katlı apartman dikenler geldi aklıma...) 

Yaz aylarında kalabalıklaşır burası, kışın ise pek kimse kalmaz.. 




Hava bozmuş gibi görünüyor, ama sadece bir bulut geçiyor.. Birazdan yine güneş görünür.


Bölgede başka yayla alanları da var. Bunlardan biri de Turnalık Yaylası.. Çambaşı'na gelirken içinde geçtik.. Her yıl yaz aylarında bölgede Vosvos Festivali yapılır.. Sadece Vosvos model arabaların katıldığı rengarenk bir festival.. Biz bu festivali kaçırdık.. Eğer buraya gelmeyi düşünüyorsanız, Vosvos festivaline denk getirin deriz..

Çok uygun fiyata bir lokantada harika bir yemek yedik. Harika bir et lokantasıydı.. Fotoğraf paylaşmak isterdim, ama durup dururken ağzınızı sulandırmayayım şimdi. Hele ödediğimiz paranın lafını edersem, az önce yemek yemişseniz bile karnınız acıkır.. Fiyatlar çok uygun.. Yani buraya gelirken aç gelin!..

Biraz alışverişten sonra yayladan ayrıldık..



Dönerken yol kenarındaki bu tezgahlara uğramadan olmazdı. Ordu'da yemeği yapılan o kadar çok bitki var ki.. Karalahana, pazı, melocan, kirmit gibi.. Eğer bitki seviyorsanız, neyin nasıl yapıldığını ayrıca araştırın deriz. Yöresel yemekler ile ilgili bilgiyi bu tezgahlardaki kadınlardan alabilirsiniz..




















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Instagram Fotoğrafları