Header Ads

HIERAPOLIS ANTİK KENTİ




Pamukkale Travertenleri'nin hemen arkasında Hierapolis Antik Kenti'nin kalıntıları var. Kuzeybatıdaki kapıdan giriş yaptık. Bir de güneydoğuda bir kapısı vardı. Ancak her iki kapı da Pamukkale beldesine yürüme mesafesinde değil..

Resim 3. Pamukkale Harita

Fotoğraf 5. Hierapolis

MÖ 190 yılında II.Eumenes tarafından kurulan kent, Hz.İsa'nın havarilerinden Aziz Philippus'un burada öldürülmesiyle dini açıdan önem kazanmış.


Fotoğraf 6. Hierapolis


Kent ilk kurulduğunda Helenistik dönemin etkilerini taşımaktaymış. Ünlü kent plancısı Miletoslu Hippodamos'un adıyla anılan izgara kent planına göre inşaa edilen Hierapolis, kullanışlı bir yaşam alanı olan düzenli bir şehirmiş. Tapınakları ve diğer yapılarıyla kutsal bir kent görünümündeymiş. 

Romalılar kenti egemenlikleri altına alınca bu yapıya dokunmamışlar. Ancak MS 60 yılında yaşanan büyük bir deprem ve ardından yaşanan başka depremlerden sonra Hireapolis Helenistik özelliklerini zamanla yitirmiş ve tipik bir Roma kentine dönüşmüş.


Fotoğraf 7. Hierapolis


Şehre gelen yolcuların şehre girmeden yıkanabilmeleri için hamam, şehrin dışına inşaa edilmiş. 


Fotoğraf 8. Hierapolis


Fotoğraf 9. Hierapolis

Duvarın yıkılmaması için yapılan destek çalışmasını çok beğendim. "Ne yapalım arkadaş? Zamana yenik düştü, yerçekimini de engelleyemem ya!" dememişler, çaresini bulmuşlar ve mümkün oldukça duvarı ayakta tutmaya çalışmışlar.. Emeği geçenlere teşekkür ederim..


Fotoğraf 10. Hierapolis

Günümüzde olduğu gibi geçmişte de kentin yeraltı sularından tedavi amaçlı yararlanmak isteyenler, Hierapolis'e gelirlermiş. Yani kent tarih boyunca turistleri kendine çekmeyi başarmış. 


Fotoğraf 11. Hierapolis


Harika bir günbatımına denk geldik..



Fotoğraf 12. Hierapolis Tiyatro

Tiyatronun kapasitesi 9.500 kişi. Bu tiyatro, aynı zamanda gladyatör dövüşlerinin de yapıldığı bir arenaymış. Bunu yukarıdaki fotoğrafa dikkatli bakarsak, anlamak çok zor değil. Sadece gösteri amaçlı tiyatrolarda sahne ile seyirci arasında yükseklik olmazmış. Ancak bu tiyatroda sahne ile seyirci arasında yaklaşık bir metrelik bir yükseklik var. Büyük ihtimalle demir parmaklıklar da vardı. Böylece o dönemin insanları heyecanla arenada gladyatörleri izleyebiliyorlarmış.












Fotoğraf 15. Hierapolis


Antik kentin sokaklarında dolaşırken, gün ışığına çıkarılmış taşlar gördüm. Oymalı süslü taşlar.. Biraz gelişigüzel boş alanlara bırakılmışlardı.. Belki biraz daha düzenli bir şekilde yerleştirilebilirmiş diye düşündüm.





Fotoğraf 16. Hierapolis'ten Honaz Dağı



Antik kentin taşları arasında Honaz Dağı'nı görünce fotoğraflamadan geçmedim. Bir kaç gün önce, bu dağın eteklerindeki Honaz ilçesine de çıkmıştım. Bölgenin zirvelerinden biri. Bu kar kaplı manzaraya karşı üşütmemek için sıkı giyinmek gerektiğini söylemeye gerek yoktur sanırım..

Termal suyundan yararlanma fırsatım olmadı, belki bir gün tekrar Pamukkale'ye yolum düşer..


Yorum Gönder

0 Yorumlar