Type Here to Get Search Results !

GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ MİLLİ PARKI


Günü birlik bir gezi için Gelibolu Yarımadası’na doğru yola çıktığımızda gün henüz ağarıyordu. Çanakkale Feribot İskelesi, kalabalık olur diye düşünmüştüm. Günlerden cumartesiydi. Biletimizi alırken görevli;

“Günü birlik karşıya geçiyorsanız, biletinizi kaybetmeyin, ücretsiz dönersiniz” dedi. Bileti cüzdanıma yerleştirdim.

Boğazda kuvvetli rüzgar esiyordu. Yine de feribot araçla dolmuştu. Kısa sürede karşı iskeleye vardık. Burası zaten boğazın en dar yeri. Yaklaşık 2 km kadar.  Kilitbahir’e geçerken kıyının yamacında  “Dur Yolcu” yazısı bizi karşıladı. Dikkatle bakınca, 

"Dur Yolcu,

Bilmeden gelip bastığın bu toprak

Bir devrin battığı yerdir."

yazısını okuduk.



Necmettin Halil Onan’ın “Bir Yolcuya” adlı şiirinden iki dize, yamaca yazılmış.




Bir meşale ve bir Mehmetçik figürü ile bize seslenen anıtı,  bölgede askerlik görevini yapan Seyran Çebi 1960 yılında yapmış.


Gezmeye başlamadan önce Çanakkale Savaşları'nın 1.Dünya Savaşı içindeki önemini anlamamız gerekiyordu. Daha önce hazırladığımız "Çanakkale ve 1.Dünya Savaşı" başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.



Kilitbahir'e çıkınca gezimiz başlamış oldu. 

Günü birlik bir gezi planladığımız için pek çok önemli yeri atlamak zorunda kaldık. Sadece Çanakkale Savaşları ile ilgili ve -iki yer dışında- sadece Türk cephesi ile ilgili yerleri seçtik.



1. Kilitbahir'den Şehitler Abidesi'ne

İlk etapta Kilitbahir Kalesi'nin yanında geçip hemen karşısındaki Namazgah Tabyası'nı gezdik. Rumeli Mecidye Tabyası'nda Seyit Onbaşı ile karşılaştık. Havuzlar Şehitliği, Soğanlıkdere Şehitlikleri ve Şahindere Şahitlikleri'ni ziyaret ettikten sonra Şehitler Abidesi'ne ulaştık. 



Kilitbahir Kalesi

Boğazın karşısındaki Çimenlik Kalesi ile birlikte 1462-1463 yıllarında Fatih Sultan Mehmet'in yaptırdığı kalede, Osmanlı eserlerinin sergilendiği bir müze de yer almaktadır. 



Namazgah Tabyası

(Tabya : Ar. isim, Bir bölgeyi savunmak için yapılan ve silahlarla güçlendirilen yapı)

(Bonet : Tabyayı oluşturan toprak altına inşa edilmiş odalar) 

Kalenin hemen yanında yer alan Namazgah Tabyası'ndaki bonetlerde Çanakkale Savaşları ile ilgili bilgilendirmeler ve sergiler var. Ücret karşılığında burayı gezdik.



Buradaki bonetlerin birinin yıkık olması ilgimizi çekti. Savaşta  isabet almış. Bu gün bu yarayı onarmak yerine camla kaplayarak bombalamanın bir etkisini göstermeye çalışmışlar.

İçeriden görünüşü;


bu da dışarıdan görünüşü.


Tabyanın Boğaz kenarında Çanakkale'yi gören güzel bir manzarası var. Çok bulutlu ve kuvvetli rüzgarda manzaranın tadını çıkarabildiğimizi söyleyemem, ama bu haliyle bile doyumsuz bir manzara vardı karşımızda.


Rumeli Mecidiye Tabyası

18 Mart 1915 günü düşman donanması, zırhlı savaş gemileriyle Boğazı geçebilmek için tabyaları yoğun ateş altına almıştı. Rumeli Mecidiye Tabyası'na düşen bir bombayla 16 askerimiz şehit düşerken, diğer askerlerimizin de yaralanmasına neden olmuştu. Sadece iki askerimiz yara almamıştı; Seyit Ali ve Niğdeli Ali.

Burası, Seyit Ali'nin 215 kg'lık mermileri sırtına aldığı ve düşman gemilerine geçiş izni vermediği yerdir. Seyit Onbaşı'nın öyküsünü bu yazımızda okuyabilirsiniz.




Tabyanın içindeki Seyit Onbaşı heykelinden başka, tabyanın hemen önünde, deniz kenarında Seyit Onbaşı'nın bir top mermisini kucakladığı halde gösteren ikinci bir heykeli de vardır.

 



Havuzlar Şehitliği ve Anıtı

Şehitler Abidesi'ne doğru giderken yolumuzun üzerinde karşımıza çıkan anıtlardan biri de, Kerevizdere bölgesinde şehit düşen askerlerin anısı için yapılmış olan bu anıttı. Yolun karşısında cepheye giden askerlerimizin su içtiği Halil Paşa Çeşmesi yer almaktadır. 




Soğanlıdere Hava Saldırısı Şehitliği

Bir hava saldırısında düşman ateşinden kaçamayan 10 askerimizin şehit düştüğü yerdir burası.



Soğanlıdere Şehitliği

Bu bölgede, erzak ve ambar depolarından başka, yaralıların tedavi edildiği bir de revir bulunmaktaydı. Savaşın önemli lojistik merkezlerinden biri olmuş bu bölgede, tedavileri sırasında şehit olan askerlerimizin anısına hilal şeklinde bu şehitlik tasarlanmış.




Şahindere Şehitliği

Şehitlik, Soğanlıdere Şehitliği gibi hilal şeklinde tasarlanmış. Şehitlerimizi temsil eden ve üzerinde memleketleri yazılı kabalaklar da benzer şekilde alana yerleştirilmiş.



(Kabalak : 1.Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, 
şapkaya benzeyen bir başlık türü) 




Muharebeler sırasında, bu bölgede su bulunması ve ağaçların gölgelediği bir alan olması nedeniyle sargı yerinin buraya kurulması uygun görülmüş. Yani yaralıların tedavi edildiği bir alan. Kara savaşlarında, özellikle 1915 yılının Haziran ve Temmuz aylarındaki şiddetli çarpışmalar nedeniyle pek çok askerimiz burada şehit olmuştur. Bu temsili şehitliğin hemen yanında şehitlerimizin gerçek mezarları yer almaktadır.



2. Çanakkale Şehitler Abidesi

Bugün Çanakkale Savaşları dendiğinde çoğumuzun aklına bu anıt gelir. Tüm gezilerin olmazsa olmaz duraklarından en önemlisi burasıdır. Özel günlerde törenlerin düzenlendiği alan da burasıdır.


Yakın bir tarihe kadar Harp Eserleri Müzesi de bu alandaydı, ancak Kabatepe'deki Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi'ne taşınmış. Günü birlik gezimizin bir durağı da orası olacak elbette.

Buradaki alanda pek çok anıt ve görülecek yer var. Bu nedenle "Çanakkale Şehitler Abidesi" başlıklı yazımızı ayrı bir sayfa da okuyabilirsiniz.




3. Seddülbahir

Şehitler Abidesi'nde Ertuğrul Tabyası'na kadar olan bölgede Seddülbahir Kalesi'ni ve İlk Şehitler Anıtı'nı görmek istedik, ancak göremedik. Ardından Ertuğrul Tabyası'nı ve yakınlarındaki anıtları gezdik. 



Seddülbahir Kalesi

İtilaf donanması, 18 Mart 1915 günü Çanakkale Boğazı'nı geçmek için tüm gücüyle saldırıya geçmiş olsa da, çok daha öncesinde, 1914 yılının Kasım ayında boğazın girişinde boy göstermeye başlamıştı. O günlerde her fırsatta bombalanan Seddülbahir Kalesi önemli ölçüde hasar görmüştü. 


Seddülbahir Kalesi'nin Ertuğrul Tabyası'ndan görünüşü
Seddülbahir Kalesi'nin Ertuğrul Tabyası'ndan görünüşü


25 Nisan 1915 günü sabahında İtilaf Kuvvetleri'nin çıkarma yaptığı yerlerden biri Ertuğrul Koyu oldu. 


Ertuğrul Tabyası


Ne yazık ki kaleyi gezme imkanımız olmadı. Bölgede geniş bir onarım çalışması vardı. 1659 yılında yapımı tamamlanan kalenin onarımının yakın zamanda tamamlanacağını basında çıkan haberlerden öğrendik. Tamamlanınca tekrar gelip görmek gerekecek.



İlk Şehitler Anıtı

18 Mart 1915 gününden çok önce, 3 Kasım 1914 günü Çanakkale Boğazı girişine gelen İtilaf Donanması, Seddülbahir Kalesi'ni bombalamıştı. Cephanelik isabet alınca patlama sonucunda 5 subayımız ve 81 askerimiz şehit düşmüştü. 

Bu şehitlerimizin anısına kalenin yanında yer alan İlk Şehitler Anıtı'nı göremedik. Kalenin onarımı nedeniyle olsa gerek kaldırılmış.



Yahya Çavuş Anıtı



25 Nisan 1915 günü İngiliz birlikleri Ertuğrul Koyu'na çıkarken karşılarında çok az sayıda Türk askeri vardı. İngilizlerin hedefi kısa sürede Alçıtepe'yi ele geçirmekti. Türk askerlerinin başında Yüzbaşı Hüseyin Hüsnü Bey şehit düşünce komutayı Ezineli Yahya Çavuş aldı. Dayanılmaz bir ateş altında Yahya Çavuş ve arkadaşları düşmanın sahile çıkıp konuşlanmasını akşam saatlerine kadar geciktirmeyi başarmıştı. 

Yahya Çavuş, 5 Haziran 1915 günü şehit düşene kadar da savaşmayı sürdürmüştü.




Helles Cape Memorial

Günü birlik bu gezimizde zamandan tasarruf etmek için programımıza, tarihi önemi Çanakkale Savaşları öncesine dayanan mekan ve anıtlar ile Çanakkale'de toprağa düşen düşman askerlerine ait anıtlara zaman ayırmadık, ayıramadık. Hellas Memorial hariç. 

Ne ayrıcalığı var? Hiç bir ayrıcalığı yok. Sadece Ertuğrul Tabyası'na çok yakın olduğu için programımızda yer alan bir anıt oldu. İlerleyen satırlarda bizim turumuz içinde böyle ayrıcalıklı bir anıt daha var.


Çanakkale Boğazı'nın eski isimlerinden biri Hellespont'tur. İngilizler, bu bölgeye Helles Cape (Helles Burnu) adını vermişler. 32 metre yüksekliğindeki bu anıt, İngilizlerin ölen askerlerinin anısına dikilmiş.



4. Alçıtepe Hilal-i Ahmer Hastanesi

Ertuğrul Koyu'ndan Alçıtepe'ye çıktık. Bu bölgede görmek istediğimiz çok yer var, ancak sadece Hilal-i Ahmer Hastanesi'ne zaman ayırabildik. Çünkü burası savaşı gösterebilen önemli bir anıt.



"Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir."

Gelibolu Yarımadası'ndaki savaşın satırlarda okuduğumuz yaralanmaları, yaşanan acıları ve ölümleri, bize az da olsa hissettiren bir hastaneyi gezdik.



Hilal-i Ahmer; günümüzde Türk Kızılayı adıyla bildiğimiz kurumun 1868 yılında kurulduğundaki, yani Osmanlı Devleti dönemindeki adıdır.

Çanakkale savaşları sırasında yaralanan askerlerimizin çantalarına dikili halde bir "Harp Paketi" vardı. Yaralanan askerler, bu paketin içindeki malzemeyle tedaviye başlardı. Gerektiğinde sıhhiye erleri yaralı askeri cephenin biraz gerisindeki yaralı yuvalarına taşırlardı. Sargı yerlerinde ise, basit ameliyatlar yapılırdı. Ağır yaralılar ise hastanelere taşınırdı.



Alçıtepe'deki bu hastane bize savaşın kanlı ve acılı yönünü heykellerle gösteriyor, ayrıca seslerini de duymamızı sağlıyor.




5. Kabatepe Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi



7 Haziran 2012 günü hizmete açılan tanıtım merkezi 8.600 metrekarelik bir alan üzerinde kurulmuş. 

Merkezin özel olarak hazırlanmış salonlarında savaşın önemli anlarının gösterimini ileri simulasyon teknikleri ile izlemek mümkün. 

Gelibolu Yarımadası'nı gezmek için bir gün yetmez, yetmeyecekti, biliyorduk. Gezimizi planladığımız gibi tamamlayabilmek için bu salonlara girmeden ayrıldık. Aklımız kaldı. 


Ancak savaştan kalan eserlerin yer aldığı iki katlı sergi salonunu gezdik. Gezmek zorundaydık. Havada çarpışıp birbirinin içine geçen iki kurşunu görmeden dönemezdik. Dönmedik.




6. Anzak Koyu




Yaklaşık 600 m genişliğinde kumsalı olan koya çıkarma yapan Anzak birlikleri daha sonra burayı üs olarak kullanmışlardı. Arıburnu tepelerinin yamacındaki koyda, her yıl 25 Nisan'da Anzak Günü anma törenleri düzenlenmektedir.



Anzak, savaşa Avustralya ve Yeni Zelanda'dan gelen askerlerin oluşturduğu kolordunun kısa adıdır.

(İngilizceAustralian and New Zealand Army Corps, kısaca ANZAC)





7. ANZAC Koyu'ndan Conkbayırı'na

Yol boyunca duramadığımız pek çok yer vardı. Mehmetçiğe Saygı Anıtı ve Kanlı Sırt Yazıtı'ndan sonra zamanımızın çoğunu 57.Piyade Alayı Şehitliği'nde geçirdik. 



Mehmetçiğe Saygı Anıtı

Kabatepe'den Conkbayırı'na çıkarken karşımıza çıkan anıtlardan biri. Anıt, yaralı bir Avustralya subayını kucaklayıp düşman siperlerine taşıyan Türk askerini canlandırmaktadır. Anıtın kitabesinde şu yazılıdır;

"Biz Çanakkale yarımadasından Türk’lerle savaşarak ve binlerce insanımızı kaybederek kahraman Türk Milletine ve onun eşsiz vatan sevgisine duyduğumuz büyük taktir ve hayranlıkla ayrıldık. Bütün Avustralyalılar Mehmetçiği kendi evlatları gibi sever. Onun mertliği, vatan ve insan sevgisi siperlerdeki dayanılmaz heybet ve cesareti bütün Anzakları hayran bırakan yurt sevgisi insanlığın örnek alacağı büyük hasletlerdir."

                                      Avustralya Genel Valisi Lord Casey




Kanlı Sırt Yazıtı

6-7 Ağustos 1915'teki ANZAC taarruzuna karşı koyan Mehmetçik'in anısına dikilen bir yazıt.




57.Piyade Alayı (Kesikdere) Şehitliği

Yarbay Mustafa Kemal Bey komutasındaki 19.Tümen'e bağlı 57.Alayı, 25 Nisan sabahı başlayan kara savaşlarında o kadar çok şehit vermiştir ki, şehitler alayı olarak da anılır. Onları biraz olsun tanımak için Mustafa Kemal Bey'in satırlarını okumalıyız;

“Mütekabil siperler arasındaki mesafeniz sekiz metre, yani ölüm muhakkak… Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulmamacasına kâmilen düşüyor, ikincidekiler onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar şâyân-ı gıpta bir itidal ve tevekkül ile biliyor musunuz! Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiç ufak bir fütur bile göstermiyor; sarsılmak yok! Okumak bilenler ellerinde Kur’an-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şehâdet çekerek yürüyorlar. Bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren şâyân-ı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki Çanakkale Muharebesi’ni kazandıran, bu yüksek ruhtur.”





Dünyanın En Yaşlı Gazisi Anıtı

10 Eylül 1994 günü Hüseyin Kaçmaz vefat ettiğinde 108 yaşındadır ve Dünya'nın en yaşlı gazisidir. Anıtta torunu ile beraber gülümsemektedir.



Rölyef

25 Nisan 1915 günü Türk askerinin karşı taarruzunu canlandırmaktadır. 




8. Conkbayırı

Son olarak Conkbayırı'na çıktık. 


Atatürk Zafer Anıtı

25 Nisan 1915 günü Anzak Koyu'nda karaya çıkıp Conkbayırı'na doğru çıkarken, az sayıdaki Türk askeri süngü takıp yere yattığı an, bütün dünyanın Mustafa Kemal adını öğrendiği andır. 



Burası savaşın en önemli noktalarından biriydi. Bu tepeye hakim olmak için özellikle 7-10 Ağustos 1915 günlerinde amansız çarpışmalar yaşanmış. 

Mustafa Kemal Bey savaşı buradan idare ederken, 10 Ağustos günü bir şarapnel parçası göğsünün sağ tarafına isabet eder. Mustafa Kemal'in önemli bir yara almasına engel olan cebindeki cep saatidir. 



Günümüzde mermerden yapılma üç top güllesiyle Mustafa Kemal'in saatinin parçalandığı yer işaretlenmiştir.

Tepeyi ele geçirmeye çalışan düşmana karşı koyan askerlerimizin siperleri de buradadır. 



Üsteğmen Nazif Çakmak Anıtı

Kara savaşlarında 8 Ağustos 1915 günü bir süngü hücumunda bölüğünün önünde düşman siperlerine atladığı sırada şehit düşmüştür. Üsteğmen Nazif Çakmak, Mareşal Fevzi Çakmak'ın kardeşidir. 





Mehmetçik Kitabeleri

Bir elin parmakları şeklinde tepeye yerleştirilen kitabeler, muharebeler sırasında şehit düşen askerlerimizin anısına adanmıştır. Her bir kitabede savaşın önemli anlarını anlatan sözler yazılıdır. 








Yeni Zelanda Anıtı

8 Ağustos 1915 günü Conkbayırı'na doğru taarruza geçen Yeni Zelanda birlikleri Sazlıdere tarafını tümüyle işgal etmişlerdi. Yarbay William Malone komutasındaki Wellington Taburu ön safta çarpışmış ve önemli kayıplar vermemize neden olmuştu. Aynı gün Yarbay Malone, yakınına düşen bir top mermisi nedeniyle yaşamını kaybetmiş ve savaştan sonra da ulusal kahraman ilan edilmişti.





Bu nedenlerle, her yıl 25 Nisan günü düzenlenen Anzak Günü anma törenleri arasında burada düzenlenen bir tören vardır.

1925 yılında yapılan anıt 25 m yüksekliğindedir. 

Ele geçiremedikleri bir bölgede bu kadar yüksek bir anıta gerek var mıydı diye düşünmeden edemedik.



Kemalyeri 

19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, çıkarmanın başladığı 25 Nisan 1915 gecesi karargahını bu alana kurmuş ve 17 Mayıs 1915 gününe kadar da burada kalmıştı. 

10 Mayıs günü, 3.Kolordu Kurmay Başkanı Albay Fahrettin (Altay) Bey, Mustafa Kemal'i harita üzerinde bölgeyi incelerken buldu. 

"Ne arıyorsun?"

"Bölgenin adını arıyorum."

"Madem adını bulamadın, öyleyse Kemalyeri olsun"



Çanakkale Savaşları'nı bir günde anlayamayız. 

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nı bir günde gezemeyiz. 

Koronavirüs salgınının gezmelerimize ve otellerde kalmamıza engel olduğu, en azından bizim kendimizi korumaya çalıştığımız günlerde, ister istemez günü birlik bir gezi planlamak zorunda kaldık. 

Elbette, Çanakkale Savaşları'nı okumaya devam edeceğiz ve ilk fırsatta Gelibolu Yarımadası'na tekrar geleceğiz.




Yorum Gönder

0 Yorumlar
* Please Don't Spam Here. All the Comments are Reviewed by Admin.

Top Post Ad

Below Post Ad